Bitki Hastalıkları Nelerdir? Belirtileri Nedir? | Not Mekanı
Ana Sayfa / Ana Sayfa / Bitki Hastalıkları Nelerdir? Belirtileri Nedir?

Bitki Hastalıkları Nelerdir? Belirtileri Nedir?

5. Bitki Hastalıkları Nelerdir? Belirtileri Nedir?

 

5.1. KLOROZ (SARARMA)

  • Tek ve çok yıllık bitkilerin hemen hemen hepsinde görülen mikroelement noksanlığından ileri gelen rahatsızlıktır. Toprakta yeterli demir  elementinin bulunmaması ve kireçli topraklarda serbest demirin kireç tarafından tutulması sonucunda bitkinin bu demirden yararlanamaması nedeniyle kloroz belirtileri görülür.
  • Toprakların fazla tuzlu olması ve taban suyunun yüksek olması durumunda da demir
    noksanlığı söz konusu olmaktadır.

HASTALIK BELİRTİLERİ:

  • Başlangıçta yapraklarda damarlar arasında renk açılması şeklinde göze çarpar. Daha sonra damar araları tamamen sararır. Daha ileri döneminde ise yaprak kenarlarında kahverengileşme meydana gelir. Yaprakların erken dökümüne neden olur. Demir noksanlığından ileri gelen kloroz belirtileri virüs hastalıklarının belirtilerine benzerlik göstermektedir. Bu nedenle toprak analizi yapılarak sararmanın nedeni bulunmalıdır.

MÜCADELESİ:

  • Toprak karakterine göre sulama aralıkları çok iyi belirlenmeli ve taban suyu yüksek yerlerde iyi bir drenaj sağlanmalıdır. Organik maddece zayıf, ağır ve kireçli topraklarda toprak yapısını aside dönüştüren gübreler kullanılmalıdır. Bitkilerde ilk sarılık belirtileri görüldüğünde demirli preparatlardan biri Mançi(%1.5 Fe, %4 Mn, %4 Zn) ile yapraklara püskürtme şeklinde ilaçlama yapılmalıdır. Bu uygulama klorozun şiddetine göre 10-15 gün arayla 2-4 kez tekrarlanabilir.

5.2. ÇÖKERTEN

  • Çökertene değişik funguslar (Pythium spp. Rhizoctonia solani, Phytphthora spp. Fusarium spp. Ve Alternaria spp.) neden olmaktadır.

HASTALIK BELİRTİERİ:

  • Fide devresinde görülen hastalıklardır. Fidelerin toprağa temas eden kök boğazlarından itibaren yattıkları görülür. Bulaşık topraklara tohumlar ekildiği zaman tohumlar çimlenmeye başladığında veya çimlendikten sonra fungus tarafından enfekte edilir Bitkiler toprak yüzeyine çıkamazlar veya çıktıktan sonra devrilirler. Bu nedenle fide yataklarında yer yer boşluklar görülür.
  • Toprak yüzeyine çıkıp daha geç enfekte olan bitkilerde ise kök uçlarını enfekte ederek hızla yukarıya doğru ilerleyip kök ve kök boğazında sulu siyah renkli çürüklüğe neden olurlar. Bu bitkiler ya devrilir yada toprak üstü kısımlarındaki sararma, gelişme geriliği ve solgunluk belirtileri ile bir süre daha yaşamlarını sürdürdükten sonra ölürler.

MÜCADELESİ:

  • Tohumların ekildiği fideliklerin toprakları sterilize edilmelidir. Tohumların hızlı çimlenebileceği ortam ve sıcaklık sağlanmalıdır. Sulamada aşırıya kaçılmamalı ve iyi bir toprak drenajı sağlanmalıdır. Gereksiz azotlu gübreleme yapılmamalıdır. Sık ekim yapılmamalıdır.
  • Hastalıklı bitkiler sökülmelidir. Tohum ilaçlaması yapılabilir. Hastalığa neden olan fungus biliniyorsa hastalık görüldüğünde geniş spektrumlu fungusitlerle Captan, Ferban,Mancozeb ilaçlama yapmak gerekir.

5.3.PAS (Puccinia spp.)

  • Sardunya, karanfil, aster, cezayir menekşesi, aslanağzı gibi birçok tek yıllık bitkide görülmektedir.

HASTALIK BELİRTİLERİ:

  • Etmenin belirtileri konukçuya göre az farlılık göstermekle beraber bitkilerin yaprak, gövde, dal gibi toprak üstü kısımlarında oluşturdukları kahverengi pas püstülleri ile kolaylıkla tanınırlar. Genellikle yaprakların alt yüzeyinde yaz döneminde tipik kabarık pas lekeleri meydana gelir.
  • Sonbaharda ise bu alanlarda kışlık sporlar meydana gelir ve lekelerin rengi kahverengiye döner. Aynı tip belirtileri şiddetli enfeksiyonlarda dal veya gövdelerde görmek mümkündür.

MÜCADELESİ:

  • Çoğaltma materyallerinin bu belirtileri içermemesine dikkat edilmelidir. Fazla sulama yapılmamalıdır. Mevsim sonunda istenmeyen sardunyalar sökülmelidir.İlaçlı mücadelesine yapraklar üzerinde ilk belirtiler görülür görülmez başlanmalı ve Propinep terkpli fungusitle koruyucu ilaçlama yapılmalıdır.

5.4.KÜLLEME (Microsphaera spp., Oidium spp. ve Leveillula spp., Erysiphe spp)

  • Krizantem, begonya, zinnia, aster, delphinium, garbera, dahlia, cezayir menekşesi konukçuları arasındadır.

HASTALIK BELİRTİLERİ:

  • Hastalıklı bitkilerin yaprak, dal ve tomurcuklarının grimsi beyaz renkte tozlu bir tabaka ile örtülmesi hastalığın tipik belirtisidir. Başlangıçta lekeler küçük beyaz noktalar halindedir. Zamanla bu lekeler genişleyerek tüm yaprak alanının kaplar. Tomurcukları tamamen sararak çiçek açılmasını engelleyebilir.
  • Enfekteli yaprakların sararıp, kıvrılmasına ve erken dökülmesine neden olur. Aşırı gübreleme, özellikle azotlu gübrelerin fazla kullanımı, nem, gündüz ılık gece serin havalar hastalık gelişimini artırmaktadır.

MÜCADELESİ;

  • Hastalıklı bitki kısımları budanmalı ve budama artıkları yok edilmelidir. Fazla sulamadan özellikle sisleme şeklindeki sulamadan kaçınılmalıdır. Çünkü hastalığa neden olan fungus (mantar) nemli koşullarda iyi gelişmektedir. Belirtiler görülünce Trıfloxystrobın, Chlorothonil etken maddeli fungusitler kullanılabilir

5.5. ÖDEM

  • Sardunya ve krizantemde görülen fizyolojik bir rahatsızlıktır.

HASTALIK BELİRTİLERİ:

  • İlk belirtiler yaprakların üst yüzeyinde damarlar arasında küçük sarı benekler şeklinde görülmektedir. Yaprakların alt yüzeyinde bu sarı beneklerin alt kısımlarında kabarcıklar şeklinde sulu görünüşlü lekeler meydana gelir. Zamanla bu lekelerin rengi kahverengiye döner ve mantarlaşır. Şiddetli olduğunda yaprak dökümü de görülmektedir.
  • Yapraklardaki ölüm ve dökülme bakteriyel hastalık etmenlerinin belirtilerine benzerlik göstermektedir. Bu belirtilerin nedeni herhangi bir canlı organizma değildir. Bitkilerdeki su alımı ile tüketimi arasındaki dengesizlikten ileri gelen fizyolojik bir rahatsızlıktır. Serin ve bulutlu havalar bu belirtilerin meydana gelmesine neden olmaktadır.

MÜCADELESİ:

  • Sık sulama yapılmamalıdır ve iyi bir drenaj sağlanmalıdır. Seralarda ısıtma ve iyi bir havalandırma ile ortam nemi azaltılmalıdır. Belirtilerin şiddetlenmesinde Akarlar rol oynadığı için Spırodıclofen etken maddeli akarisit uygulaması ile akar kontrolü sağlanmalıdır.

5.6. SÜS ELMASINDA KARALEKE ( Venturia inaequalis)

HASTALIK BELİRTİLERİ:

  • Belirtiler ilk önce yaprakların alt yüzeyinde görülür. Daha sonra her iki yüzeyde de hastalığın tipik belirtileri meydana gelir. Hastalık etmeni fungus (mantar) başlangıçta yapraklarda zeytin yeşili ile kahverengi arasında değişen renkte lekelere neden olur. Daha sonra lekelerin rengi siyah renge döner.
  • Hastalık şiddetli olduğunda yapraklardaki leke sayısı artar ve böyle yapraklarda sararma ve dökülme görülür. Meyvelerdeki belirtiler başlangıçta yapraklardakine benzer ancak zamanla bu lekelerin rengi kahverengine döner ve mantarlaşır. Yağmurlu dönemlerde hastalığın çıkma olasılığı ve şiddeti daha yüksek olmaktadır.

MÜCADELESİ:

  • Hastalıklı bitki artıkları toplanıp yok edilmelidir. Dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir. İlk belirtiler görüldüğünde Propinep, Mancozeb terkipli fungusitlerle ilaçlamaya başlanmalıdır.

5.7. SÜS ELMASINDA KURAKLIK STRESİ

HASTALIK BELİRTİLERİ:

  • Uzun süren kuraklık periyodu sonucunda ilk önce ağaçların yaprak kenarlarında ve dal uçlarında solma görülür. Daha sonra ağaç yapraklarının hepsinde uniform bir solgunluk ve kahverengileşme göze çarpar Çok şiddetli bir stres söz konusu olduğunda geriye doğru ölüm meydana gelir.

MÜCADELE:

  • Toprak nemi az iken sulama yapılmalı, ilkbaharda ölü ve kurumuş dallar kesilerek ortamdan uzaklaştırarak yok edilmelidir. Süs Elmasında Kuraklık Stresi

5.8. AT KESTANESİNDE KANSER

  • Kanser belirtileri ağaçların ana gövdelerinde veya dallarında meydana gelmektedir. Ağaçların kabuk kısımları mekanik zararlanmalar, bitki patojenlerinden özellikle bakteri ve fungus (mantarlar) enfeksiyonları sonucunda ölmektedir.
  • Bitki patojenlerinin çoğu direk olarak kabuktan giriş yapamazlar, fakat herhangi bir nedenle yaralanmış dokulara kolaylıkla girerek kolonize olurlar. Kanser hastalıkları nedeniyle belli alanlardaki kabuk dokusu tamamen öldüğünden ağaçta büyük oranda zarar meydana gelir.
  • Kanser yaraları ana gövde ve dalları kuşak gibi sararak bu kısımların üstündeki bitki kısımlarının ölmesine neden olurlar. Eğer ana gövde etkilenmiş ise tüm bitki zamanla ölmektedir. Atkestanesinde olduğu gibi diğer yapraklarını döken ağaçlarda da birkaç fungus türü tarafından hedef tahtası şeklinde iç içe girmiş halkalardan oluşan kanser yaraları meydana gelmektedir.
  • Fungus konukçu bitkinin dormant olduğu dönemde yani sonbahar ve kış mevsiminde kabuk dokusu içinde yavaş olarak gelişir. Büyüme döneminde fungusun büyümesi de artar ve fungusu engellemek için ağaç kanserli alanının olduğu yerde halka şeklinde yeni kallus dokuları oluşturur. Bunun sonucunda enfekteli dal veya gövdelerde hedef tahtası şeklinde görülen belirtiler ortaya çıkar Sağlıklı ağaçlar zayıf ve stres altındaki ağaçlara oranla hastalıktan daha az etkilenmektedir.

MÜCADELESİ:

  • Ağaçların iyi gelişmesine dikkat edilmelidir. Elverişsiz toprak nemi stres faktörlerindendir. Bu nedenle düzenli ve doğru bir şekilde sulama yapılmalıdır. Ağaçlar toprak koşulları iyi olmayan fakir topraklara ve kök gelişimini sınırlayacak taş duvarlar ve kaldırım kenarlarına dikilmemelidir. Ağaçların güçlenmesi için sonbahar sonları ve ilkbahar başlarında gübreleme yapılmalıdır.
  • Hastalığın daha fazla yayılmasını önlemek için bütün hastalanmış kısımlar sağlam oduna kadar kesilmeli ve yakılmalıdır. Açılan yara yerlerine bordo bulamacı sürülmeli ve aşı macunu ile kapatılmalıdır. Dayanaklı ağaç çeşitleri seçilip, plantasyonlarda bunlar kullanılmalıdır. Kavak ve söğüt kanser hastalıklarına hassas olan ağaçlardandır.

5.9. ÇAMLARDA KIŞ ZARARI

HASTALIK BELİRTİSİ:

  • İbreli ağaçların üst kısımlarında tamamen kahverengileşme, kavruk bir görüntü göze çarpar. İbrelerde zarar
    yapan hastalıklardan ilk bakışta ayırt edilmesi zordur. Ancak yakından incelendiğinde ibrelerde herhangi bir leke ve fungus yapısı olmadığı, ibrelerin boydan boya tamamen kahverengileştiği görülür.
  • Ağaçların alt kısımlarını kar bir örtü şeklinde koruduğu için bu kısımlar yeşil renklerini muhafaza etmektedirler.

MÜCADELESİ:

  • Ağaçlar soğuk zararından en az etkilenecekleri uygun yerlere dikilmelidirler. Yaz sonu ve sonbahar başlarında gübreleme yapılmamalıdır. İlkbaharda ölü dallar kesilip temizlenmelidir.

5.10. KARAAĞAÇ ÖLÜMÜ (Ceratocystis ulmi)

HASTALIK BELİRTİSİ:

  • Tipik belirtileri dalların ölmesi ve solgunluktur. Hastalığın ilk belirtileri bütün ağaç veya dalların yapraklarının ani veya yavaş solması ile kendini gösterir. Solgun yapraklar ekseriya kırışır, önce sararır, sonra esmerleşir ve sonunda normalden daha erken dökülürler.
  • Hastalığın yavaş ilerlediği durumlarda önce bir veya birkaç dalda hastalık görülür daha sonra ağacın diğer dallarına yayılır. Hastalığa yakalanmış dal ve dalcıkların kabuğu soyulduğunda, en dış odun kısımlarında boyuna yönde teğetsel esmer şerit veya küçük çizgiler görülür. Bu dalların enine kesitlerinde en dış bir veya daha fazla yıllık halkanın ilkbahar odununda, çıplak gözle bile fark edilen kopuk veya devamlı halkalar biçiminde koyu renk bozulmaları dikkati çeker.
  • Normal olarak ilkbahar veya yaz başlarında hastalık bulaşan ağaçlar hızla ölür, yaz sonlarında hastalığa yakalananlar ise daha az etkilenir ve hatta hastalık tekrar bulaşmadıkça, yeniden sağlıklarına kavuşabilirler.

MÜCADELESİ:

  • Mantarın taşıyıcısı böceklerle kimyasal mücadele yapılmalıdır. Hastalıklı dal ve dalcıklar budanıp ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Dayanıklı çeşitlerin kullanımına ağırlık verilmeli. İlaçlı mücadelesinde Propiconazole ve Thiabendazole etkili maddeli fungusitler ağacın taç kısmının %5’inden daha fazlasında belirti görülmeden gövdeye
    enjeksiyon şeklinde uygulabilir.

5.11. ARDIÇ VE AKDİKENDE MEMELİ PAS (Gymnosporangium clavariaeforme)

HASTALIK BELİRTİLERİ:

  • Hastalık, ardıç dallarında kışlık sporları taşıyan sarı-turuncu renkte ve birkaç cm uzunlukta, dil şeklinde jelimsi yapılar meydana getirir. Akdiken yaprakları üzerinde ise kenarları açık yeşil, ortaları kırmızı renkte yuvarlak lekeler ve bu lekelerin yaprak alt yüzünü karşılayan yerlerinde meme şeklinde, kabarık, açık kahverenginde gelişmeler görülür. Bu kabarık yerlerde açık kahverenginde 3-5mm uzunluğunda ipliksi çıkıntılar meydana gelir. Aynı tip belirtilere sap, sürgün ve meyve üzerinde de rastlanır.

MÜCADELESİ:

  • Hastalıklı dallar budanarak ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Ekonomik önemde zarar oluşmadığı sürece kimyasal mücadele yapılmamalıdır. Eğer hastalık şiddetli ise Bordo Bulamacı veya Mancozeb ilaçlar ile kimyasal mücadelesi yapılmalıdır. Ardıç dallarında G. clavariaeforme’ nin oluşturduğu spor yatakları

5.12. ÇAMLARDA YAPRAK DÖKEN (Lophodermium pinastri)

HASTALIK BELİRTİLERİ:

  • Hastalık özellikle ülkemizde karaçamlarda yaygın olarak görülmektedir. İlk belirtileri ibreleri kuşak gibi çepeçevre saran 2-3 mm’lik pas sarısı, daha sonraları kiremit kırmızısı rengini alan lekeler şeklinde ortaya çıkmaktadır.
  • Hastalığa yakalanmış olan ibreler, uç kısımlarından itibaren kırmızımsı bir renk almak suretiyle kurumakta ve daha sona dökülmektedir. Bunun sonucunda normalin üzerinde bir ibre dökümü meydana gelmekte, dallar çıplak kalmakta ve ağaçlar yavaş yavaş kurumaktadır.

MÜCADELESİ:

  • Ağaçlar arasında hava akımının iyi olması yani fazla sık dikilmemeleri ve gölgede bulunan ağaçların ışık alımının sağlanması gerekmektedir. Hastalıktan kurumuş veya kurumak üzere olan ağaçlar kesilip çevreden uzaklaştırılmalıdır. Mümkünse yere dökülen ibreler bir tırmık ile toplanıp yakılmalıdır. Chlorothalonil ve Mancozeb etkili maddeli ilaçlar ile haziran ve ekim ayları arasında 2-3 hafta arayla ilaçlama yapılmalıdır.

Hakkında Admin

Blog Yazarı - Araştırmacı - Öğrenci

Bunları da Beğenebilirsin

Önemli Bilgilendirme

Anlaşmalı yönlendirme sitesine (asupload.com) teknik bir problemden dolayı erişim sağlanamamaktadır. Problemi en kısa sürede çözmeye …

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.